Serzenişime girmeden önce kimilerini tenzih etmek isterim. Çok naif olanlar tanıdım çünkü. 


Bazılarına gelince, 


Dm’ye farklı hesaplardan hemen her gün düşen, soru mu, yoksa bi emri vaki mi olduğunu anlayamadığım cümle şu;

'Ürünlerinizi çok beğendim, ürün karşılığı tanıtımızı yapmayı kabul edebilirim'


Dikkat sonunda 'edebilirim’ diyor. Bi durayım ben! Bakalım ne vaad edicem de, değerlendirip kabul edecek.. 


Önceleri teşekkür edip çekiliyodum. Sonraları yanıtlamamaya başladım. Ama yok öyle kaçış, yanıtını almadan bırakmıyor. Gerçekten bırakmıyor. Aynı mesajı gönderiyor da gönderiyor. Bi ürünü yapmanız 20 gününüzü alıyorsa, böyle bi talep insanın canını yakıyor. Kalbini kırmamak için görmezden gelmeyi tercih etmek ikimiz için de en doğrusu inan. Ama o, kendisinin ne yaptığının farkında olmasa da benim ne yaptığımın farkında. Sonuna 'olumlu /olumsuz mutlaka dönüş yapınız!’ ekiyle yeniden geliyor talep. Hala dönmediysem, yorum bırakıp DM ‘ye bakmamı emrederek sathını genişletiyor. ‘Lütfen DM’ye bakar mısınız artık!’ cümlesi rica diil bir emirdir çünkü. Tamam sen kazandın, pes.


Doğru DM’ye gidiyorum, ilgilenmediğimi anlatmaya çalışıyorum. Takipçi profilini, istatistiklerini anlatmaya başlıyor. ‘Lütufda bulunulan benim, siz niye referans veriyosunuz ki?' diyemiyorum tabi. Teşekkür edip ilgilenmediğimi yineleyince, sebebini merak ediyor bu sefer. İlgilenmemek başlı başına bi sebeptir oysa? Ürün prosesini anlatıyorum sabırla, böyle bi talebin ('arsızlık' olduğunu söylemek için can atsam da) kırıcı olduğunu söyleyince film kopuyor. Esas kırıcı olanın benim kırılmam olduğunu, herşeyin benim iyiliğim için yapıldığını, nezaket gösterip sayfamı iyileştirmek için çalıştığını okuyunca hata veriyorum. Sayfamın nesi var dr hanım? diye sorasım geliyor. 'Allah’tan ümit kesilmez bacım' cümlesini okuyacağım diye yutkunurken ben, 'bana da iyilik yaramadığını ne halim varsa görmem' gerektiğini çemkiriyor. Olmayacak iş diil, benim gibi haddini bilmez bi alınganla karşılaşan her influencer yapan bunu.  Hızla hooop tüm mesajlarını silip yok oluyor. Kendi kendime gak gukladığım bi monolog kalıyor mesajlaşmamızda. Haklı tabi onca yoğunluğunun arasında benim için elinden geleni yaptı. Daha niye vakit kaybetsin? Yetişmesi gereken kimbilir ne lansmanlar vardır?


Sonra noluyo biliyo musunuz ? Mesajlaşmalarımızı sildiği için, daha önce konuştuğumuzu unutup aynı sürece tekrar giriyor. Geçmiş yazışmamızın ekran görüntüsünü atıyorum. Biz de pek masum diiliz. Ekran görüntüsü alıyoruz bazen.  Neyse bu ilgiye değmeyecek, çay kaşığı ile aynı sevide ticari zekaya sahip bi nankör olduğumu hatırlatıyorum. O da 'hala' elinden geleni yaptığını hatırlatıp, yine siliyor. Sanırım bu hareketiyle aramızda yaşananlara sünger çekip bana bi şans daha verdiğini göstermek istiyor.  


Başka ilginç durumlar da var. İnstagram, takipçi sayısı 2000’i geçene ‘işbirliğine uygundur sertifkası’ mı veriyodur nedir? Takipçi sayısının maharet olmadığını bilsek de, kendinden daha yüksek takipçili bi hesaba, reklamını yapma teklifinde bulunmanın egosu kaç feetden başlıyor acaba?  Aynısının, satın alınmış takipçili, beğenili, yorumlu versiyonu da var. Bu tarz hesapların ilk bakışta kendini ele verdiğini belirtmek isterim. Nicelik nicelikle satın alınabilen bi sayıdır çünkü. Nitelik ise kapsamlı ve hoş bi kelimedir. Evlenme kararı alan vakit kaybetmeden ‘çeyiz düzüyorum' profili açıyor. Yüksek bot takipçi sayısı ile süsleyip, soluğu benim gibilerin dm’lerinde alıyor. Kim neyi influence ediyor orası da karışık.  Bunun bu sabah yüzüme ne sürdüm profili olup, bakın ne giydim profili, ana-evlat profili, mekan avcısı, ne biliyim gezi profili olup kahvaltı takımı isteyeni var. Takım evet yanlış okumadınız. Fincan, kase, kupa, kahvaltı takımını filan bi çeşit para birimi gibi gören var. Ne ka ekmek o ka köfte ticareti budur işte. 


Bunu niye anlatıyorum.Bunları sizin hiç bilmemeniz bizim de hiç yaşamamız gerekir. Ne var ki, bu tür reklam teklifleri münferit diil mütemadi. Tekil üçüncü kişi üstünden anlattığıma bakmayın. Şahsına münhasır olan tek tarafı hesap adları. Yerlisi de var yabancısı da, kadını da var erkeği de. (bi gün bi çılgınlık edip, ekran görüntüsü arşivini hikaye hikaye paylaşmasam ben :O) 


Demem o ki,

İnsanlar işbirliği yapacağı hesapları seçebilme kabiliyetine sahipler. Nitelik denen o hoş kelime bazılarını böylesine emeği değersizleştirerek ayağımıza getirmiyor. Üretici ve tüketici arasında gerçek etkileşimi sağlayan bir influencer'ı  diğerinden ayırıyor. Temel ahlak kurallarınızı dürtecek olursanız ne demek istediğimi anlayabilirsiniz. 


Tüm nankörlüğümle

Zeliş 

:) 




Nezaketen kırılan kargolar
...
Evde seramik yapılır mı?
Bence yapılır...
Leave a comment
Note: HTML is not translated!